|
Karakter boyutu :
. Cebe, halkoylamasından her kesimin alması gereken anlam olduğunu belirterek, toplumu yönetmenin topluma rağmen olamayacağının anlaşıldığını söyledi. İstanbul’da yaşayan ve ağır ceza davalarının aranılan ismi Adıyamanlı Avukat Abdurrahman Cebe, 12 Eylül’de yapılan halkoylamasını, hukuki ve siyasi yönden değerlendirdi. Cebe, “12 Eylül 2010 anayasa değişiklik paketinin halkoyuna sunulmasında çıkan sonucu iyi anlamak gerekir. Öncelikle halkın yönetime dair, yönetime katılıma dair kendisinden fikir sorulmasından, tercihinin önemli olduğu duygusunun yaşanmasından çok keyif aldığını ve bununla kendisini yeniden keşfettiğini tespit etmek lazım.” dedi. Halkın referandumda oy kullanmaya giderken ve oyunu kullanırken bir bayram coşkusu yaşadığını belirten Cebe, “Halk, evet egemen benim ve artık kararı ben veriyorum duygusunu yaşadığı ve bu duygunun yarattığı sinerjinin bütün toplum katmanlarına yayıldığı şüphesizdir. Bundan böyle toplum mühendisliğine soyunmanın cesaret isteyeceği bir Türkiye’nin varlığı söz konusdur. Toplumu yönetmenin topluma rağmen olamayacağını ve toplumun yerine ben düşünürüm imtiyazının sona erdiğini ve toplumu sadece yönetilecek bir kitle olarak görmenin artık söz konusu olamayacağının bu referandum sonucu ile bir kere daha görüldüğü anlaşılmıştır.” dedi. Cebe, “Bundan böyle yönetme iddiasını ileri süren veya yönetime talip olan her kes, her kurum, her organ, kullandığı yetkinin kaynağının halk olduğunu ve kullandığı yetkinin meşruiyetinin kaynağının halkın iradesi olduğunu ve tüm hesabın halka verileceğini asla unutmamalıdır. Bu bağlamda ordunun da, yargının da ve idarenin de hükümetlerinde halkın huzur, refah, mutluluk ve özgürlüğü adına var olduklarını ve halkın neye layık olduğunu veya olamadığı noktasında kendi statükonun gereklerine göre karar veremeyecekleri net bir şekilde anlaşılmıştır.” dedi. Avukat Abdurrahman cebe, “Oluşturulmuş kimi kurumların, organların milletten bihaber olarak, millet adına hüküm tesis etme dönemi sona ermiştir. Hiç kimsenim kendinden menkul, yetki ve imtiyaz sahibi olma lüksü olamaz. Kendisine komplolar, manipülasyonlar ve provokasyonlar dayatılmadığı sürece, Halkın, demokrasiye, özgürlüğe, toplumsal barışa ve kardeşliği giden yolu sevgiyle, kendi iç dinamikleri ve dengeleriyle döşeyeceğinden hiç kuşku duymamak gerekmektedir.” dedi. Referandumun aynı zamanda halka bir özgüven kazandırdığını da söyleyen Cebe, “Halka bu özgüveni veren ve halkı, kendi kendini yönetme konusunda cesaretlendiren, her türlü manipülasyonu ve oyunu bozan ve ileri demokrasi konusunda asla taviz vermeyen ve bu konuda da gece gündüz çalışan Sayın Başbakanı ve hükümetini alkışlamak gerekmektedir. Millet, ‘evet’ kararı ile i ileri bir demokrasi için yola devam demiştir. Bu ‘devam’ çağrısı iyi anlaşılmalı ve tümden sivil anayasa için kısa sürede kolları sıvamalıdır.” dedi. Cebe, referandumda Adıyaman’da sandığa gitme oranının ve ‘evet’ oylarının yüksekliğinin de kayda değer olduğunu belirterek, “BDP’nin boykot kararı Güneydoğu’da birkaç il hariç dikkate değer olmamıştır. Adıyaman’da da halkın demokratik haklarını sonuna kadar kullanma iradesi çok önemlidir. Hele hele bir de bu irade evetten yana tecelli edince, Adıyaman halkının ileri bir demokrasi özlemi içerisinde olduğu her zamanki gibi bir kez daha anlaşılmıştır.” dedi. .Gap Olay
|
EN ÇOK OKUNANLARSİTE ANKETSON YORUMLANANLARHAVA DURUMU |
|||